logo

Everest Ana Kampı

EVEREST ANA KAMPI (E.B.C.) YÜRÜYÜŞ FAALİYETİ (5364 m.) ve KALAPATTAR ZİRVE (5550 m.) TIRMANIŞ RAPORU 1. Bölüm

Her dağcının hayalinde Everest Zirve vardır. Şimdilik uzak olan bu hayale en yakın hayalimdi, Everest Ana Kampa (E.B.C.) yürümek. Bu dileğimin peşinden çıktım yola. Dünyanın en yüksek dağlarıyla çevrilmiş küçük ülkede, büyük dünyayı keşfetmeye.

Dünya’nın çatısı; Himalayalar, Dünya’nın en yüksek zirvesine çıkmak isteyenlerin önemli durağı; Everest Ana Kampı, UNESCO Dünya Mirası Kathmandu, Serpa’ların ünlü yerleşimi Namche Bazaar, Budizm’in en önemli ve kutsal manastırı Tengboche, Everest’in eteklerinde başlayan devasa buzul Khumbu, Açık hava tablosunda gündoğumu seyri Kalapattar Zirvesi, Heyecan verici asma köprüler, elini uzatsan dokunacakmış gibi muhteşem zirveler ve dahası…

Nepal; Adının yerli halk Newarlar’dan geldiği düşünülen, Kuzeyinde Çin, Güneyinde Hindistan arasında sıkışmış, 30 milyon nüfuslu, 7 vilayet75 bölgeden oluşan, çok dilli, çok dinli, çok kültürlü bir vadi ülkesi. Başkent Katmandu, tam bir karmaşa şehri. Maskesiz dolaşamadığınız tozlu, trafiğin tam bir arapsaçına döndüğü kalabalık, bir o kadar da mistik bir şehir. Yaklaşık 1400 m rakımlı şehirde UNESKO tarafından dünya mirası listesine alınmış 7 ayrı tapınak bölgesi var. Bazılarını gezme fırsatımız oldu tabi. 1960 lı yılların en önemli hippi merkezi de burada. Freak Street. Hala hippi izlerini görmek mümkün. Ve şehrin turistler için atar damarı Thamel.Turistik mekânlar ve imitasyon autdoor marka mağazaları, hediyelik eşyalar vs. her şey. Bizim için en unutulmaz mekân Fire&Ice Pizzeri, mükemmel lezzetli pizzalar burada. Açık olan hiçbir şeyi yiyip içmiyoruz. Özellikle su. Hijyen buralarda sıfırın altında maalesef.

Resmi dil Nepali, para birimi Nepal Rupisi. 1$ yaklaşık 100 Rupi. Alışverişte Rupi kullanılıyor ve dolarlarınızı ofislerde çevirebiliyorsunuz ve bunu Katmandu da yapmanız avantajlı çünkü dağ yolunda yükseldikçe her şey zamlanıyor. Örneğin şehirde 30 Rupiye aldığımız 1 lt suyu en son konaklama yerimizde 250 Rupiye aldık :)Ülke gerçekten çok fakir tüm geçim turizm üzerine. Yılda yaklaşık 40 bin turist dağcılık faaliyetleri için bu ülkeyi ziyaret ediyor. Bunun dışında biraz tarım. Sanayi yok.
120 ye yakın etnik grup var ve biz etkinlik boyunca Şerpa’ları tanıma fırsatı buluyoruz. Şerpa “Doğu Halkı” demek Şer- Doğu, Pa-Halk demek ve bu etnik grupta erkekler için kullanılan bir ifade kadınlara ise Şerpani deniliyor. Genellikle doğdukları günün adını alıyorlar. Örneğin Pazar günü doğmuş bir Şerpanın adı Nima olurken, Pazartesi günü doğmuşsa Dawa, Salı ise Mingma, Çarşamba Lhakpa, Perşembe Phurba, Cuma Pasang ve Cumartesi Pemba. Aslında bu gurup 500 yıl önce Doğu Tibet’ten bu topraklara göçmüş ve Himalaya Dağları onlardan soruluyor. Tüm zirve etkinliklerinde büyük pay onlarınmış aslında. Dağcıların her türlü kamp yüklerini taşıyan, kampları kuran, yiyecek içeceği hazırlayan hatta rotaları açıp ara kapları oluşturan bu insanlarmış. Çoğu dağcıya kalansa sadece tırmanmak ve irtifaya dayanmakmış diyorlar. Şerpa’lardan bahsetmişken en ünlü Şerpa ve Şerpani den ve Everest’ten bahsedelim biraz.

Everest, Sagramata (Nepali) ya da Çomolungma (Tibetçe) Ana Kraliçe,kutsal dağ. 8848 m lik, 60 milyon yaşındaki dünyanın çatısı. Tepeye, yüksekliğini ilk defa tahmin eden Hindistan Genel Valisi Sir George Everest’ten ötürü 1841’de bu ad verilmiş. Sadece 1852 yılından itibaren Everest Dağı dünyanın en yüksek dağı olarak biliniyor. Sıcaklık -62 C’ye kadar inebilmekte. Yıllık olarak dağın yüksekliği 4 milimetre artıyor.En popüler rotası South Col Nepal tarafında bizimde yürüdüğümüz ana kamp rotası. Diğer rota Tibet-Çin Kuzey Rotası. İlk zirve denemesi 1921 de Howard Bury adındaki İngiliz dağcı yapmış ve yıllar içinde diğer 5 deneme de Kuzey rotasından yapılmış ve başarısız olmuş. Nepal Güney rotası ilk 1951 de denenmiş.İlk tırmanışı 1953’te Albay John Hunt’ın başkanlığındaki bir heyetten 29 Mayıs 1953'te Şerpa Tenzing Norday'la birlikte Sir Edmund Hillary Nepal Güney rotasından yapmışlar. İngiliz hükümeti Hillary’e bu başarısından ötürü Sir unvanını vermiş. Hillary hayatını Nepal'in Khumbu bölgesindeki Şerpalara yardım etmeye adamış. Kurduğu Himalaya Vakfı bölgede okullar, hastaneler, köprüler inşa etmiş.

En genç tırmanıcı 13 yaşında Kaliforniya’lı bir öğrenci iken en yaşlı tırmanıcıda 80 yaşındaki bir Japon olmuş. Everest’in zirvesine adım atan ilk kadın, Japon bir dağcı olan Junko Tabei imiş (1975 yılında).İlk kadın şerpa ise Pasang Lamu (Cuma Tanrıçası). En fazla tırmanan ise 21 kez zirve yapan Apa Sherpa ve Tashi Purba imiş. Everest'e tırmanan ilk Türk dağcı 1995 yılında Nasuh Mahruki. Eylem Elif Maviş ise 2006'da Everest'e tırmanan ilk Türk kadın.

4,000 farklı kişi tarafından şu ana kadar Everest’e 7,000’den fazla zirve tırmanışı yapılmış. Her 10 kişiden biri hayatını kaybetmiş ve bu faaliyet oldukça pahalı. Yaklaşık 60-70 bin dolar ;) Belki birgün diyerek gün gün faaliyetimizi anlatmaya başlayalım.

27 Ekim 2017 Cuma günü Zonguldak’tan etkinlik grubumuzdan Turgay Tuğ ile yola çıktık. Tüm etkinlik grubu, etkinlik sorumlumuz ve rehberimiz MONTİS’ten Gökhan Hisarcık’la Atatürk Havalimanı’nda buluştuk. Uçuş hazırlıkları sonrası ufak bir rötar ile akşam saat 22:00 gibi THY tarifeli seferiyle Katmandu’ya uçtuk. (Katmandu’ya THY’nın direk gidiş dönüş seferleri mevcut ayrıca aktarmalı yabancı hava yolu şirketleriyle de uçulabilir ).

1. Gün:28 Ekim 2017 Cumartesi Katmandu'ya varış. Rakım1400m

Sabah 07:00 da Katmandu/Tribhuvan Havalimanı’na indik. Yerel saat bizden 2:45 saat daha ileride. Yolculuk yaklaşık 8 saat sürdü. Katmandu'daki Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'na varışınızdan sonra, Vize işlemleriyle uğraştık. Havaalanı oldukça küçük ve vasat. Her tür pasaport için vize alınıyor. Hazır matbu evraklar dolduruluyor ve 1 vesikalık foto ekleyip vize kuyruğuna giriyoruz. 25$ karşılığı 15 günlük vizemizi alıp giriş kuyruğu ve nihayet havaalanı dışındayız. Havaalanında bizleri Katmandu’daki anlaşmalı şirketimiz Ang Rita Trek & Expedition'dan Şarpa Migma ve ekibi geleneksel çiçek kolyeleriyle karşıladılar.Şehir merkezindeki Otelimize transfer yaklaşık 45 dk sürdü. Trafik evlere şenlik. Sol akışlı trafikte her an her yerden araç üstünüze üstünüze geliyor. Otelimiz Thamel’de Hotel Vaishali. Odalarımıza yerleşip lobide buluşuyoruz. Hem şehri adımlamaya başlayacağız hem de yemek yiyeceğiz. Mani bayraklarıyla donatılmış sağlı sollu alışveriş dükkânlarının olduğu, daha çok turistlerin dolaştığı küçük caddelerden geçerek, Fire&Ice Pizzeria’ya varıyoruz ve nefis pizzalarımızı yiyoruz. Gerçekten 15 gün boyunca 2 kez uğradığımız bu restoran yediğim en lezzetli yemeği temsil ediyor

Yemek sonrası ilk ziyaret noktamıza Swayambhunath Stupa (Maymunlar Tapınağı)na gidiyoruz. Dünyaca ünlü Budist Tapınağı olan Swayambhunath Stupa, görkemli ve gösterişli bir tapınak. Bouddhanath Tapınağı’dan sonraki en büyük Budist Tapınağı ve Tibetli Budistlerin her an uğrak yeri. M.Ö. 5. yüzyılda yapımına başlanmış. Kutsal maymunların da yaşadığı yer. Bol bol mani çarklarını çevirdik ve mani dualarını evrene saldık. Tüm etkinlik boyunca irili ufaklı birçok mani çarkını daha çevireceğiz belli. Küçük bir ayini de izleme fırsatımız oldu. Tabi benim için hayli ilginç izlenimler. Tapınak Kathmandu’nun en yüksek tepesine kurulmuş.

Resimde görülenStupalar Budizm ile birlikte Buda nın röliklerinin korunduğu bir yapı. Bir tür Budist tapınağı. Evreni temsil ediyor. Stupalar 13 basamaklı Nirvana’ya uzanan yolu temsil eden helezoni yapıda inşa edilmiştir. İbadet için Stupaya giren Budist önce Buda 'nın heykeline saygı gösterisi yapıyor O 'na çiçek ve tütsü sunuyor ve çevresi dönerek bir nevi tavaf ediliyor.Üzerinde ki gözler Buda nın herşeyi gören gözlerini 1 işareti tekliği simgeliyor.İçine yalnızca Budist rahipler Monk’lar girebiliyor.

Bu arada Buda ve Budizm den de biraz bahsetmeliyim. Gotama Buda, MÖ 563-483 arasında Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ruhani öğretmen ve Budizm'in kurucusu. Doğduğunda adı Sidarta Gautama imiş. Prens Sidarta Buda 29 yaşındayken şehrini terk edip çilenin ve acıların kurtuluş yolunu aramaya koyulmuştur. Hayatın gerçekte ne olduğunun zenginliğin, lüks hayatın hiçbir mutluluk getirmediğinin, insanların yaşadıkları acıların ve önceki hayatının ne kadar anlamsız olduğunun farkına varmış. Altı yıl boyunca Ganj vadisinde çile çekmiş ve aydınlanmaya ulaşınca da bu bulmuş olduğu gerçekleri birer dogma olarak öğretmeye başlamış. Öğretide 4 temel gerçek var: Yaşamda ıstırap vardır; ıstırabın bir nedeni vardır; bu neden yok edilirse ıstırapta yok edilmiş olur; bu nedeni yok etmeyi sağlayan bir yol, bir yöntem vardır. Ölümü sonrası 400 yıl kadar öğrencileri ve rahipler konseyi tarafından dogmalar sözlü olarak yayılmış. Sonrası kitap haline getirilmişTipitaka. Aslında nedenselliği aşıp hiçliğe ulaşmaya çalışmış. Çok karışık gibi görünse de temelde örtüşen çok şey var gibi. Neyse biz yolumuza devam edelim.

Tapınak ziyaretimiz sonrası şehre dönüyoruz ve Kathmandu’nun en meşhur sokağı, Freak Street’i geziyoruz.Katmandu’nun Hippi akınına uğradığı 60 ve 70’li yıllarında çiçek çocukların uğrak mekânı.

Sonrası Durbar Meydanı (saray meydanı) Eski şehrin merkezindeki bu tarihi meydanda Nepal mimarisinin en güzel örnekleri, ayrıca 6 yaşındaki yaşayan tanrıça Kumari Devi’nin evi ve çeşitli müzeler var. Meydana giriş ücreti olarak 2-3 Euro. Uzaktan da olsa çocuk tanrıça Kumari Devi’yi görme şansımız oldu. Fotoğraf çekmek yasak. Kumari Devi geleneği çok ilginç, Kralın ve halkın koruyucusu Tanrıça Taleju’nun, onun bedeninde yaşadığına inandıkları bu çocuk ergenlik çağına geldiğinde, 12 ya da 13 yaşında, Tanrıçalığı elinden alınacak ve yüklü bir çeyiz verilerek evine gönderilecek. Eski bir Tanrıça ile evlenmek kötü şans getirir korkusuyla belki de onunla kimse evlenmeyecek. Eski saray 2015 depreminde büyük hasar görmüş ve tadilatta.

Artık çok yorgunuz otelimize gidip iyi bir dinlenme bizi bekler…

2. Gün:29 Ekim 2017 Pazar. Katmandu - Lukla - Phakding 2805m -2600m

Sabah 05 te uyandık 06 da Kahvaltıdan sonra, Katmandu/Tribhuvan Havalimanıiç hatlar terminaline gidiyoruz. 1 saatlik işlemler ve bekleyiş sonrası, Everest için bir kapı olan Lukla'ya (2,805 m ) sabah erken uçuş için hareket ettik.15 kişilik küçük uçağımızla saat 08 de havalandık. Nefes kesen Himalalays'in muhteşem manzarasına sahip, maceraperest bir 35 dakikalık uçuş ve muhteşem zirve görselleri eşliğindeLukla'daki Tenzing-Hillary Havaalanı'na iniyoruz. Bu havaalanı 350m uzunluğundaki pisti ve 2900m rakımıyla dünyanın en tehlikeli havaalanlarından sayılıyor.

Birinci Bölüm Sonu

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir