logo

İran Savalan

İRAN - SAVALAN/DEMAVENT TIRMANIŞ FAALİYET RAPORU
29 TEMMUZ - 6 AĞUSTOS 2017 MADADOST – PUDOSK
(SAVALAN ZİRVE 4820m ve DEMAVENT ZİRVE 5671m)

Tarih: 29.07.2017 – 06.08.2017
Dağ: İran Savalan Dağı (4820 m) ve Demavent Dağı (5671m)
Rota: Klasik Rota
Ekip: Nurcan KARA (PUDOSK)
ve 12 kişilik MADADOST( Mavi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü-Ankara) sporcu ekibi.
Toplam Katılım: 13kişi.
Teknik Malzeme: -
Kamp Yeri: 1. Savalna Dağı Ana Kamp (Hüseyniye Kampı 3800m) ve 2. Demavent Dağı Ana Kamp (Bargesh Kampı 4200m )

İran Savalan /Demavent Dağları tırmanış faaliyeti, Ankara MADADOST (Mavi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü) tarafından 2017 yılı kulüp faaliyeti olarak programlanmıştı. Ben de Zonguldak’tan kulübüm PUDOSK adına bu faaliyette MADADOST ekibine dâhil oldum. Beni ekiplerine dâhil eden başta Sayın Başkan ve rehberimiz Yüksel Alpkaya ‘ya, tüm kulüp yönetimine ve ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim.

29 Temmuz 2017 Cumartesi: Saat 05.00 da Zonguldak’tan Ankara’ya ulaşmak için otobüs ile hareket ettim. Saat 10.30 da MADADOST ekibi ile buluşma noktamız olan Esenboğa Havalimanına ulaştım. Tüm ekip ile buluştuk. Saat 13.15 te Ankara Iğdır uçağıyla 14.30 Iğdır’a ulaştık. Hava alanında bizi, tüm seyahat boyunca ulaşım ve şehir rehberliğimizi yapacak olan Ali Ekber Bey karşıladı. Şehir merkezinde yemek molası sonrası Doğubeyazıt’a doğru yola koyulduk. 17.30 gibi kısa bir mola Doğubeyazıt’taverdik. Doğruca Gürbulak sınır kapısına yönlendik. Saat 18.30 gibi sınıra ulaştık. Kadınlar için uzun kollugiyisi ve saçınıza bir şal atmanız gerek. Burada bir miktar Doları Tümen’e çevirdik. (1 TL yaklaşık 1000 Tümen gibi- 1$- 3,8 bin Tümen. )1,5 saatlik bir gümrük geçiş süreci sonrası Tebriz’e ulaşmak üzere yola koyulduk. Tabi artık saatlerimizi 1,5 saat ileri aldık. Gece yarısı saat 01.00 gibi Tebriz’de, Şah Gölü yanındaki parkta çadırlarımızı kurdu. Burada herkes parkta yaşıyor gibi. Her yer çadır.

30 Temmuz 2017 Pazar: Sabah 07.00 gibi uyandık. Göl kenarında kısa bir yürüyüş. Herkes spor yapıyor. Yürüyenler, koşanlar, gölde kürek çeken genç kızlar. Velhasıl çok renkli ve hareketli bir mekân. 6 Tümen’e omlet çay ile kahvaltı sonrası Shabil’e ulaşmak için yola koyulduk. Saat 15.00 gibi Erdebil Eyaleti’ne bağlı bir kaplıca mevkii olan, yaklaşık 2800m rakımlı Shabil’e ulaştık. Burada Hüseyniye Kampına ulaşmak için Jeep kiralamamız gerekiyordu. Çetin bir pazarlık sonrası kişi başı 17,5 Bin Tümenkarşılığı yola çıktık. (Buranın sıkıntılı olduğunu söylemek lazım.Jeep olayı tekel halinde istedikleri fiyatı vermek durumunuzdasınız çünkü alternatif yok. Rakamlar sürekli değişiyor. Bir söylediklerini birazdan unutuyorlar. Max 6 kişi ve kişi başı 1 büyük çanta yüklüğe alınıyor. Zirve çantanızı yanınıza almalısınız yoksa ona da ekstra para istiyorlar. 6 kişiden az iseniz araç başı 102 bin tümeni kişi başına bölerek kiralayabiliyorsunuz) Velhasıl her şey para. Dikkatli olmak lazım)Yol çok kötü. Araçlar bakımsız ve harap. 1 saatlik bol çalkantılı zıplamalı yolculuk sonrası saat 16.30 gibi Hüseyniye kampına ulaşıyoruz. Hemen çadırları kuruyoruz. Dağ evi, konaklama mekânları var ama içler acısı. Su, tuvalet mevcut! Bizden başka çoğu yerli dağcı var. Yemekler yeniyor. Mini bir çevre gezisi fotoğraf sonrası dinlenmeyi planlıyoruz. Ama ne mümkün. Saat 20.30 civarı jeneratör çalıştırılıyor. Motor sesinden uyu uyuyabilirsen. Uzun süre sonra uyarılarımızla kapanıyor ama gece olmuş 23.30 sonrası sesli sohbetler devam ediyor. Yani bizim alışık olduğumuz dağda sessizlik saati diye bir şey burada yok. Bu arada ayı uyarısı yapıyorlar gece dışarı çıkarsanız görünce korkmayın ışık tutun kaçar! Bu uyarının yetersiz olduğunu sonraki saatlerde anlayacağız… Uyumaya çalışarak saatler geçiyor.

31 Temmuz 2017 Pazartesi: Sabah saat 02.30 da alarmım çalıyor. Gece bazı homurtular duydum. Bir arkadaşımızın bagajını ayının yokladığını öğreniyoruz Bir pençe darbesi almış tabi. Yani benim çadırın yanında da dolanmış. Kahvaltımı yapıyorum ve rota için 03.00 da ekip toplanıyor. Yüksel ALPKAYA rehberliğinde 13 kişilik ekibimiz yürümeye başlıyor. Hava güzel. Rota güzel. Bir arkadaşımız yolda dönme kararı alıyor. Bazı arkadaşlarımızda bulantı-kusma etkileri oluşuyor. 4500m den sonra bende biraz baş ağrısı var birde midemde yanma. Saat 09.15 te Buzul Gölü’ne ulaşıyoruz (4811m) . Manzara müthiş güzel. Sağda zirve kayasına tırmanıyoruz (4820m) Fotoğraflar tebrikleşme. Mutluyuz…

Savalan Zirve 4820m

Ekibimizden 12 kişi zirve yapıyor. Sonrası göl kenarında bireyler atıştırıyoruz ve saat 10.30 dönüşe geçiyoruz. Yolda tırmanış yapan diğer dağcılardan ayıların bazı çadırları parçaladığını öğreniyoruz? Hava da hafif yağmur atıştırması başlıyor. Saat 13.00 gibi kamp alnına ulaşıyoruz ve maalesef 3 arkadaşımızın çadırı ayılar tarafından tamamen parçalanmış. Yiyecekler alınmış. Eşyalar darma duman. Bu hususta daha öncede vakalar olmuş ama bizi uyaran olmadı. Manidar bir durum! Bundan sonraki ekiplerin önlem alması gerek.

Zirve dönüşü biraz dinleniyoruz ve saat 15.00 gibi geldiğimiz jeeplerleShabil’e dönüyoruz. Gece için burada kalmayı düşünüyoruz ancak uygun yer bulamıyoruz. Hizmet sektörü genel olarak gerçekten çok kötü. Orta halli otel, pansiyon bulmak her yerde sorun. Erdebil’e yöneliyoruz. Erdebil’e varıyoruz. Buraya 30 dk mesafede yine bir termal kasabadaSarein’de 4* bir otel buluyoruz ve geceyi burada geçiriyoruz. Otelde de aynı ücret sorunu! Gece söylenen fiyat sabaha değişiyor ve 95 bin Tümen ödeyerek geceyi burada geçiriyoruz. Akşam yemeği için dışarı çıkıyoruz ve bir restoranda Boz Baş denilen güveçte pişmiş nohut et sarımsak patatesten oluşan lezzetli bir yemeği yiyoruz. Öncesi de aş çorbası denen yoğurtlu güzel bir çorba içiyoruz. İçecek olarak meyvalı arpa suyu ya da ayran. 14,5 bin Tümen’e akşam yemeği tamam. Sonrası isteyen safranlı dondurma yiyor. Sonunda banyo yapma imkanı ve uyku ;)

1 Ağustos 2017 Salı: Sabah saat 09.00 de otelde kahvaltı sonrası Tahran’a doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz hayli uzun. Yolda biraz rotayı sahile yöneltip gelmişken Hazar Denizi’ni görelim diyoruz ve sahildeyiz. Bomboş göz alabildiğine sahil ve deniz suyu çok sıcak burada serinlemek mümkün değil. Sahilde biraz vakit geçirip yolumuza devam ediyoruz. Qazvin, Karaj ve gece saat 22.30 gibi konaklayacağımız Tahran’da, Milat Kulesi yakınlarında(Milad Kulesi, İran'ın başkenti Tahran'ın Merkezi semtinde bulunan dünyanın en yüksek 4. gökdeleni. 2000 yılında yapımına başlanmış,2007 yılında tamamlanmış. Gece bir mücevher gibi oldukça güzel görünüyor. )bir park alanına ulaşıyoruz. Çadırlarımızı kurup dinlenmeye çekiliyoruz.

2 Ağustos 2017 Çarşamba: Sabah saat 07.00 uyanma ve kahvaltı için markete gidiyoruz. Alışveriş sonrası kahvaltımızı yapıp Demavent için yola koyuluyoruz.(Tahran’da doğuda Taleghani Park'ı ile batıda AboAtash Park'ını birbirine bağlayan köprünün, 270 metre uzunluğundaki "Tabiat Köprüsü", Araghian'ın ofisi Diba Tensile Architecture tarafından 2014 yılında tamamlanmış, altından geçiyoruz. Oldukça güzel görünüyor ancak vakit yok gezemiyoruz. Tahran genel olarak oldukça yeşil ve çok sayıda park var insanlar bu parkları yoğun şekilde kullanıyor. Gece istediğiniz parkta çadır kurabilirsiniz. )Hedef Polur. Saat 13.30 gibi Polur girişindeki dağcı heykelinin oradayız. 30dk daha gidiyoruz ve İran Dağcılık Federasyonunun Polur Dağ Evine varıyoruz. Burada 3020 Gusvensara Kampı için jeep başına 100 bin Tümen’e anlaşıyoruz. Ayrıca dağa giriş kayıt yapılıyor. 50$ kayıt ücreti ödüyoruz ve sertifikamızı alıyoruz. Bu ücret yabancılar için. Çantalarımızı kamyonete yüklüyoruz. Bizlerde 2 jeepe binerek yola çıkıyoruz. (Çantanızı korumak için yanınızda mutlaka çuval bulundurun).1sa sonra Gusvensara’dayız. 3020m. Burada katırlar için çetin pazarlık. Tabi onların dediği oluyor. Ücretler peşin ödeniyor. Kişi başı 60bin Tümen tek gidiş, dönüşte aynı ücret tekrar ödeniyor. Biz saat 16.00 gibi yürümeye başlıyoruz. 4 saatlik süre sonrası saat 20.00 gibi 4200 Bargesh Kampındayız. Katırlar bizi yolda geçtiğinden eşyalar gelmiş. Çadır yerleri fena değil. Hemen çadırlarımızı kuruyoruz. Dağ evine çıkıyorum Her yer de insanlar kimi tulumlarını açmış uyumaya çalışıyor. 2 oda ve salon tarzı bir yer var. Odalar ve salon dolu. Küçük bir kantin var. Sıcak su çorba çay vs var. Çorba 6bin çay 2bin tümen. Ekipten bazı arkadaşlarda geliyor birer çorba içip dinlenmek istiyoruz yarın zorlu bir tırmanış bizi bekliyor. Tuvalet var ! Su var ancak sabahları donduğu için akmıyor geceden su ihtiyacını tamamlamak lazım. 21.30gibi dinlenmeye çekiliyoruz.

3 Ağustos 2017 Perşembe: Sabah saat 05.00 te kalkıyoruz kahvaltı sonrası 06.00 rotaya giriyoruz. İki arkadaşımız kampta kalmaya karar veriyor. 11 kişilik ekip ile yavaş yavaş yükselmeye başlıyoruz. Yaklaşık 1470m. tırmanacağız. Hayli zorlu bir tırmanış olacak, ben ve birçok arkadaşım için ilk 5000m üstü deneyim. Rota çok kalabalık. Adeta festival havası var. Yolda kusan, oksijen alan, birçok kişi var. Bizim ekipte de aynı sorunları yaşayanlar var. Bir arkadaşımız geri dönme kararı alıyor. Benim içinde son 100m oldukça zor geçiyor. Dayanılmaz mide ağrısı. Sülfür bacalarının oraya gelince birde koku ekleniyor tabi. Maske baf ne varsa yüzümüzü kapatıyoruz. Bu alanı da hızlıca atlatıp 13.50 de ilk 8 kişi zirve yapıyoruz. 5671m oleyyyy. Mutluyuz. Zirve kalabalık. Hava açık. Resimler çekiliyor tebrikleşme bir şeyler yiyip dinleniyoruz. 15.00 da zirveden ayrılıyoruz. Mustafa Karabulut liderliğinde dönüşe geçiyoruz. Yüksel hoca arkadan gelen 2 arkadaşımız için kalıyor. Onlarda zirve yapıyor ve 13 kişilik ekibimizden 10 kişi ile zirve yapmış oluyoruz. Saat 16.30 Ana kampa dönüyoruz. Bazı arkadaşlarla dağ evine geçiyoruz birer çorba çay sonrası dinlenmek için çadırıma dönüyorum.

Demavent Zirve 5671m

4 Ağustos 2017 Cuma: Sabah 07.00 gibi uyanıyoruz. Kahvaltı için dağ evine çıkıyoruz. Ekiple kahvaltı yapıp çadırlar toplanıyor ve çantalar katırlara yüklenmek için bırakılıyor. Biz saat 10.00 gibi dönüş için yürümeye başlıyoruz. 12.00 gibi Gusvensara Kampına inmiş oluyoruz. Çantaları bekliyoruz. Bir gurup eşya geliyor ancak eksik. 2 saat diğer çantalarında gelmesini bekliyoruz. Saat 14.30 gibi jeeplere binerek Polur Dağ evine hareket ediyoruz. 15.45 te Polur Dağcı heykelinin orda fotoğraf molası. Tahran’a doğru yola çıkıyoruz. Yolda yemek molası verip güzel bir şişkebap yiyoruz. 20bin tümen. Akşam 20.30 gibi Tahran’a ulaşıyoruz. Otel arama. Kişi başı 25 bin Tümen e hayli vasat bir yer bulup mecburen kalıyoruz. Gece şöyle bir dışarı çıkalım diyoruz. 1 saatlik bir sokak turu atıp birer yol kahvesi içiyoruz. Sokaklar yine kalabalık herkes ayaküstü bir şeyler yiyip içiyor. Burada insanlar parklarda yaşıyor gibi. Uyumaya çalışılarak geçilen saatler.

5 Ağustos2017 Cumartesi: Sabah saat 06 da uyanıp yola çıkıyoruz.Tahran Özgürlük Meydanı’na resim için uğruyoruz. (Azadi Meydanı, İran’ın Başkenti Tahran’ın simgelerinden birisi. Eski adı Şehyad olan bu meydan ve Azadi Kulesi 50.000 metrekare ölçümüyle İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı’ndan sonra İran’ın en büyük meydanıymış.)Yola devam Zanja’a uğruyoruz. Burada Kemaliye ailesine kahvaltıya davetliyiz. Ekibimizden Ahmet Bey’in Türkiye’de yaşayan arkadaşının ailesi. Bizi son derece sıcak karşılıyorlar ve nefis bir kahvaltı yapıyoruz. Sonrası vedalaşıp Tebriz’e doğru yola çıkıyoruz. Saat 16.00 gibi Tebriz’deyiz. Tarihi Kapalı Çarşıyı geziyoruz. Akşam kalacak yer arıyoruz. Bir grup kişi başı 50 bin Tümen vererek otelde. Bir grubumuzda yine parkta çadır atıyoruz. Akşam eski bir hamamdan restore edilmiş restoranda güzel bir yemek yiyoruz. Sonrası açık bir çay içiyoruz. (burada demleme çay yok poşet çay ve damak tadıma göre hayli açık). Dinlenme vakti.

6 Ağustos 2017 Pazar: Sabah 07.00 dönüş vakti. (Bu sabah İran’a özel ayaküstü kahvaltı yapıyoruz. Saat 06.30da küçük bir büfe önünde ince bir lavaş ekmeği içine, haşlanmış sıcak patates, tereyağı ve haşlanmış yumurta ezilip dürüm yapılıyor. Çayla nefis kahvaltı)Herkes biran önce dönmek istiyor artık. Saat 12.00 gibi gümrüğe ulaşıyoruz. Yarım saatte gümrükten geçip artık Vatan topraklarındayız. Ohhhhhhh …Saatlerimizi 1,5 sa geri alıp hızlıca yol üstünde bir restorana uğruyoruz. Sonrası Iğdır Havaalanına varıyoruz ve 15.15 uçağı ile Ankara’ya uçuyoruz. 17.15 havaalanındayız vedalaşma ve ayrılış. Ben Havaş’laAşti’ye geçiyorum. 19.30 Otobüsü ile 24.00da Zonguldak’a ulaşıyorum.
Yorucu, zorlu ama sonuçta iki güzel zirve ile taçlandırılan bu etkinlikte emeği geçen herkese teşekkürler…

Nice güzel zirvelerde buluşmak dileğiyle…

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir