logo

Dağcılık ve Doğa Yürüyüşünde Giyim

Eskimoların bir sözü vardır ‘terlemek ölümdür’.
Bu nedenle doğa tutkunlarının ihtiyacı olan ilk donanım doğru kıyafetler.
Doğru kıyafetler giyilmediğinde doğada yaşam çok daha zorlaşabilir.
Giyim kurallarına uyduğunuzda ise Faaliyetler konforlu ve tam performansla yapılabilir.
Yaz ve bahar ayları doğa yürüyüşü ile, kış doğa yürüyüşü arasında ciddi farklılıklar vardır. Yürüdüğünüz yol aynı olsa bile, içinde bulunduğunuz hava şartları aynı değildir. Bu nedenle farklı bir yaklaşım ve hazırlık gerektirir.
Doğada giyimin temel amacı; katılımcıları soğuk, rüzgâr, ıslaklık ve güneş ışınlarından koruyabilmektir.
Doğada giyim iki ayrı durum için planlanmalıdır.
Birincisi yürüyüş esnasında giyim, İkincisi ise durağan hallerde giyim.
Giyimimiz her iki duruma da uyum sağlamaya elverişli olacak şekilde oluşturulmalıdır. Vücut yürüme sırasında kendiliğinden ısınır. Bu nedenle yürüyüş esnasında giyilecek malzemelerin kalın ve ısı yalıtıcı özelliklerinin fazla olmaması gereklidir. Aksi halde aşırı ısınma, bunun sonucunda da gereksiz yere terleme ve enerji kaybı meydana gelecektir. Bu şekilde yürüyüşe devam edilmesi halinde ise bir süre sonra bunalma ve aşırı yorgunluk ortaya çıkacaktır. Böyle bir durumla karşılaşmamanın en iyi yöntemi ise yürüyüş esnasında vücut ısınızın artacağını düşünerek gerekli tedbirleri almaktır. Sorunun çözümü çok kolaydır, üzerinizdeki fazla giysilerin kademe kademe çıkartılmaya uygun olması yeterli olacaktır. Fazla giysilerin çıkartılmasına vücudunuzun rahatça havalanıp aşırı terlemeyeceğiniz konuma ulaşılana kadar devam edilmelidir.
Durgun ve güneşli havalarda en iç katmana yani iç giysilere kadar soyunulabilir. Bazen de ceket veya parkanızın önünü açmak bile yeterli havalandırmayı sağlayacaktır. Eğer üşümeye başladığınızı hissederseniz zaman geçirmeden tekrar ısı dengenizi kuracak şekilde giyinmelisiniz. Durağan hallerde yani mola ve kamp yaşamında metabolizma yavaşlayacağı için vücudumuz daha az enerji üretecek bunun sonucunda da üşüme meydana gelecektir. Bunu engellemenin yöntemi ise üşümeyi durdurana kadar giyinilmesidir. Üşümeye izin vermek ve gerekli tedbiri almamak gereksiz yere ısı kaybederek fazladan enerji kaybına neden olacaktır. Gereksiz enerji kaybı ise performansınızı kötü etkileyecektir.
Giyim malzemeleri bazı temel niteliklere sahip olmalıdır.

Bu özellikler:
Hafif olması ve az yer kaplaması,
Sıcak tutması,
Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi,
Ter buharını dışarı verebilmesi, nefes alır özellikte olması,
Rüzgâr ve yağmura karşı koruyucu olması,
Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması,
Giyilip çıkartılmasının kolay olması.

Katman Sistemine göre giyinmek, aktiviteniz sırasında vücudunuzun verdiği tepkiye göre ekstra katman giymenize veya fazla olan katmanları çıkarmanıza olanak sağlar. İnsan vücudunun ıslak olduğu zaman 25 kat daha fazla ısı kaybettiğini unutmamalısınız.

Üç katman giyim sistemi yüzyıllardır kâşifler, avcılar ve soğuk bölgelerde yaşayan topluluklar tarafından kullanılmaktadır. Soğuk havalarda terlediğimizde giysilerimiz ıslanır. Islak giysiler vücut ısımızı hızla düşüreceğinden, özellikle kış ve soğuk havada yapılan etkinliklerde, başta hipotermi ve soğukta donma gibi ölümle sonuçlanabilecek olaylar meydana gelebilir. Üç katmanın her biri doğru şekilde giyilmiş olmalıdır.

GİYİM EKİPMANLARIMIZI VÜCUT BÖLÜMLERİMİZE GÖRE ANLATALIM.

Baş-Boyun ev Eller
Üst Giyim
Alt Giyim
Ayak
Ayrıca Çanta seçimi ve Baton kullanımından da bahsedeceğim.
Çanta Seçimi
Baton Kullanımı

1. BAŞ–BOYUN BÖLGESİ ve ELLER
Baş ve boyun bölgelerini iki ana dış etkenden korumak gereklidir: Soğuk ve doğrudan gelen güneş ışınları. Baş ve boyun bölgesi soğuğa karşı korunmada çok dikkat edilmesi gerekli bölgelerdir. Çünkü vücut ısımızın 1/3' ü sadece baş ve boyun bölgesinden kaybedilmektedir. Bu gerçekten de büyük bir orandır. Pamuklu bereleri kesinlikle kullanmıyoruz. Kullandığımız yağmurluğun veya dış katman olarak kullandığımız montun en azından su itici bir kapüşonu ve şapkası olmalıdır. Hava şartlarının yağmurlu ve soğuk olması durumunda, dış katman giysisinin kapüşonu altında kalmak şartıyla polar bere tercih edebilirsiniz. Bunun dışında baş ve boyun bölgesinin korumasında olmazsa olmazımız. Bufflar. Gereğinde bere, gereğinde boyunluk, balaklava, saç bandı ya da tokası olarak ta çok amaçlı olarak kullanabiliriz. Özellikle kış aylarında yaptığımız etkinliklerde yanımızda mutlaka 2 adet buffınız olsun. Buffların da kışlık ve yazlık modelleri bulunmakta. Çok soğuk ve rüzgârlı havalarda özellikle dağ faaliyetlerinde mutlaka balaklava yanımızda olmalı.

Baş bölgesinin korunması gereken ikinci dış etken ise güneş ışınlarıdır Mutlaka şapka kullanılmalı Tercihen ense korumalı ya da tam terekli şapkalar tercih edilebilir. Yüz ve elleri UV'den korumak amacı ile ise mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Uv korumalı gözlük yaz-kış tüm etkinlikler için yanımızda olmalıdır. Kışın özellikle kar körlüğüne karşı dikkatli olmak gerekir.

Ellerden meydana gelen ısı kaybı da çok yüksektir ve bu yüzden onları da korumak çok önemlidir. Bunun için eldiven ya da mitten denilen tek parmaklı eldivenler kullanılabilir. Tek parmaklı eldivenler özellikle çok soğuk havalarda, tüm parmakları (baş parmak dışında) bir arada tuttuğu, için daha uygundur. Soğuk hava şartlarında iç, orta ve dış katman uygulamasını aynen eldivenlere de uygulamak mümkündür. Yaz-Kış çantamızda mutlaka eldiven olmalıdır. Özellikle kışın hava şartlarına göre yedekli seçim yapılmalıdır.

2. ÜST VÜCUT BÖLGESİ

1. Alt Katman olarak yünlü veya sentetik bir içlik kullanılabilir. Termal giysiler özel teknolojileri sayesinde ısının yüzde 80'ini vücutta tutar. Bu da vücudun soğuk havalarda üşümemesine neden olur. Termal giysiler bunu yaparken bir yandan da teri tutmama özelliğini yerine getirir, teri dışarı atar ve hızlı kurur. Dolayısıyla aktif spor yaparken oluşan ter vücutta kalmaz, bir üst katmana aktarılır. Pamuklu giysilerde bunun aksine ter ıslaklık olarak vücuda geri döner. Bu nedenle asla pamuklu ürün giymiyoruz. İnce iç katman vücuttan nemi hızlı bir buharlaşmayla bir üst katmana transfer eder. Kuru kalmanıza yardımcı olur. Vücudunuz ne kadar kuru kalırsa o kadar rahat edersiniz. Temel katmanlar dar kesim ( soğuk şartlar için) ve rahat kesim ( sıcak şartlar için) olarak tasarlanırlar ve kumaş ağırlıkları yapılacak aktivite ve hava şartlarına göre değişiklik gösterir. İç giyim malzemeleri dokuma sıklıkları ve kullanılan kumaşın kalınlıklarına göre üç ayrı kategoride incelenir. Bunlardan en ince seyrek dokulu olanı light weight olarak adlandırılan iç giyim malzemeleridir ki yaz faaliyetleri için en uygun olanları bunlardır. Mid weight olarak adlandırılan orta kalınlıkta olanlar ise yaz aylarında kullanılabilmelerinin yanı sıra kış sezonunda da rahatlıkla kullanılabilirler.

2. Ara Katman olarak üzerine fleece kumaştan (ticari adı polar ) üretilmiş Polar Üst veya Polar Ceket giymek iyi birer tercih olacaktır. Nefes alabilme, hızlı kuruma ve ıslakken bile yalıtım özelliklerine sahiptirler. Hava şartlarına ve yapılan aktiveteye göre farklı ağırlıkta alternatiflerini bulmak mümkündür Genel olarak Polar giysiler doğal liflerden (yün ve kaz tüyü ) yapılan alternatiflerine göre, ara katman olarak daha ekonomik ve kolay kullanılabilir tercihlerdir. Ancak yün sentetik karışımı kazak ve gömlekler de çok rahat olarak işimizi görebilir. Eğer daha soğuk ve yağmurlu bir hava şartı söz konusu ise Kaz Tüyü Ceket”inizi ara katman olarak kullanmak da mümkündür ancak unutmamalısınız ki, kaz tüyü yalıtım özelliğini kuru kaldığı şartlarda sürdürebilmektedir, bu sebeple yağmurlu havalarda dış katman olarak kullanılmamalıdır. Yalıtımı sağlayan orta katman sıcaklığı ve nefes almayı sağlar.

3. Dış Katman: Yaz aylarında yapılan günübirlik faaliyetlerde bile rüzgar ve ıslaklığa karşı ( yağmur, kar gibi) mutlaka bulundurulmalıdırlar. Bu tip giysilerde aranılan başlıca özellik dışarıdan ıslaklık ve rüzgârı geçirmemeleri ama vücut nemini yani teri dışarıya rahatça verebilmeleridir. Böylece hem dış etkenlerden dolayı meydana gelebilecek ıslanma hem de vücudun dışarıya verdiği buhardan dolayı iç ıslanma engellenmiş olacaktır. Bu ideal olanıdır ve tüm özel üretilen materyaller gibi daha basit çözümlere nazaran size daha pahalıya mal olacaktır.

Eğer doğa yürüyüşlerine yeni başladıysanız ve öncelik sıranızda başka malzemeler varsa günübirlik aktiviteleriniz için çok daha ucuz olan basit kaplamalı yağmurluk ve rüzgârlıklar da kullanılabilir. Özellikle doğa yürüyüşçüleri için en uygun malzeme çantayı ve kullanıcıyı yeterince iyi koruyabilen panço olacaktır.

Kış ve soğuk hava koşullarında Yün ve Kaz tüyü çok iyi yalıtım sağlayan doğal liflerdir. Kaz tüyü çok soğuk ve kuru şartlarda en iyi tercihtir, hafif ve kolay sıkıştırılabilme özellikleri vardır. Dezavantajı ise yalıtım özelliğini sürdürebilmesi için kuru kalması gerektiğidir ve pahalıdır.

Kapüşonlu ve su geçirmez bir “Yağmurluk” giyebilirsiniz. Seçmiş olduğunuz yağmurluğun bulunduğunuz ya da hava raporuna göre beklenen hava şartlarına uygun olduğundan emin olmanızda fayda vardır. Su geçirmeyen dış katman yağmur ve rüzgârdan koruyarak kuru ve rahat kalmayı sağlar.

Yağmurluk seçiminde:
Yağmurluk sadece yağmurdan değil ayrıca rüzgârdan, karda ve soğuktan korur. Çeşitli ihtiyaçlara göre değişik giyim, kumaş ve yapımı olan yağmurluklar vardır.

Doğru yağmurluğu aramadan önce şunlara dikkat edin:

• Karşılaşmayı beklediğiniz hava sıcaklığı
• Beklediğiniz yağış tipi ve miktarı
• Yağmurluğunuzu kullanacağınız aktivite tipi
• Bütçe

Seçim yaparken bu kavramlara da dikkat etmeli.

  • Su Geçirmez- Nefes Alan ( water-proof/ Breathable) özellikteki dış katmanlar, sağanak yağmur şartlarında mümkün olduğunca bizi kuru tutabilirken, terleme ile oluşan su buharını kumaştan çıkabilme özelliğine sahip nefes alır özelliktedirler. Su geçirmez/nefes alabilir katmanlar değişik hava şartlarında ve aktivitelerde mükemmel bir seçim olabilir. Yaz aktivitelerinden kış aktivitelerine kadar tüm aktivitelerimizde rahatça kullanabiliriz. Ancak diğer dış giyim malzemelerine göre daha pahalıdır.
  • Suya dayanıklı ve Su itici ( water resistence /water reppelent) özellikteki dış katmanlar, az süren ve kısmen daha hafif yağmur şartlarında kullanılırlar. Sağanak yağmurlarda su geçirebilirler.
  • Su Geçirmez-Nefes Alamayan Kumaşlar ( Waterproof/Non-Breathable ) Tipik olarak dayanıklı, poliüretan kaplı naylon ya da PVC den yapılırlar. Su ve rüzgâr geçirmeyerek ağır yağışlarda çok idealdir. Genel olarak hafif ve yağışın çok olma olasılığı olan aktivitelerde kullanılırlar. Çünkü su geçirmez/nefes almayan kumaşlar fiyat olarak çok uygundur. Yağmur ve rüzgârdan mükemmel bir koruma sağlar. Uzun ömürlü ve ucuzdurlar ancak değişken hava şartlarında çok rahat değildir. Vücudun ürettiği nem ve su buharı içeride hapsolur. Bu tip yağmurluklar diğerlerine göre daha çok yer kaplar ve daha ağırdırlar.

Tercih etmiş olduğumuz yağmurluğun dikiş arkalarının bantlı olması ve ön fermuar ve cep fermuarlarının üstünde koruyucu bir kumaş parçası olması ya da kullanılan fermuarların su geçirmez olması kuru kalmamıza yardımcı olacaktır. Ancak tüm bu ayrıntılar ürün fiyatını arttırır, önemli olan yapacağınız aktiviteye göre ürün seçmektedir. Çok fazla hareket etmediğiniz ve sadece yağmur geçişlerinin olduğu bir hava şartında çantanızda bulunduracağınız basit ve ekonomik bir “panço” da kuru kalmanızı sağlayabilir.

Kullandığınız tüm iç ve dış katmanların nefes alabilir olması, doğa yürüyüşünüzü konforlu hale getirecektir.

3. ALT VÜCUT BÖLGESİ

a)Pantolonlar
Dayanıklı ve rahat olmalı. Soğuk ve rüzgâra karşı korumalı, su geçirmez ya da su itici özelliği olan, sentetik yürüyüş pantolonları doğru tercihler olacaktır, Elestan (esneklik) özellik kazandırılmış, diz ve bacak kısımları güçlendirilmiş, kumaşın çabuk yırtılması önlenmiş pantolonlar seçilebilir. Kış için iç yüzeyi polar malzeme ile kaplanmış ürünler tercih edilebilir. Yaz için sıcak havalarda çabuk kuruyan pantolonlar/şortlar özellikle son zamanlarda fermuar ile şorta dönüşen pantolonlar kullanılabilir. Şort kullanımı yaygındır ancak sıcak ve uzun yürüyüşler için güneş ve UV ışınlarından korunmak için pantolon giyilmesi önerilir. Yaz ve kış için bu özellikler taşıyan ürünlerden seçilebilir.

Pamuklu pantolon veya kot giymiyoruz. Pantolon seçimimizde de pamuklulardan uzak durmalıyız.

b) Çoraplar

Kesinlikle pamuklu olmamalıdırlar. Tercihen sentetik yün karışımı, hallofil veya nem tutmayan diğer kumaşlardan dağcılık ve trekking için üretilmiş çoraplar kullanılmalıdır. Çorapların uzun olması kullanışlılık açısından önemlidir. Tabii ki yanınızda her zaman yedek çorap bulundurmalısınız.. İyi bir yalıtım için daha kalın bir çorap tercih ettiğinizde botunuz içindeki hava sirkülasyonunu kesip kesmediğine dikkat etmelisiniz. Eldivenlerde olduğu gibi , sırt çantanızda fazladan bir çift çorap bulundurmak da iyi bir fikirdir.

c)Tozluk
Tozluk kullanmak, çoraplarınızın ve pantolonunuzun kuru kalmasına, çamurdan ve çarşaklı arazilerde tozdan ve botlarınızın içine taş parçalarının girmesinden sizi koruyacaktır. Satın alırken bacak boy ve genişliğine göre beden seçimi yapmalısınız. Çok çeşitli kalite ve fiyatta tozluk olmakla birlikte burada da yapacağınız etkinliği türü önemlidir. Yağmur ve kış şartlarında su geçirmez, su itici özellikte olanları tavsiye edebiliriz.

d) Yürüyüş Ayakkabı ve Botları
Taban sertlik derecesine göre 4 farklı sertlikte tabandan bahsedebiliriz.

  • 4/1 günlük ve trekking kullanımına yönelik taban
  • 4/2 trekking ve hafif dağ yürüyüşlerine yönelik taban (Bizim grubumuz için özellikle ilk ikisi gerekli)
  • 4/3 orta zorlukta dağcılık aktivitelerine izin veren taban
  • 4/4 her türlü dağ koşulunda kullanılmaya müsait taban

Taban tasarımı konusunda pek çok teknoloji olsa da, en iyisi ”Vibram” taban olabilir. Taban dişlerinin, her yöne kaymayı önleyecek şekilde tasarlanmış olması ve derinliği önemli. Dişlerin derinliği arttıkça tutuculuk artar.

Su geçirmezlik yaz kış önemlidir. Bu hususta pek çok teknoloji mevcuttur, ancak en iyisi Goro-Tex denilebilir. Goro-tex, bir santimetre karesinde, 1.4 milyar gözenek bulunan bir kumaş çeşididir. Bu gözenekler su damlasının aşağıya geçmesini engellerken, ondan çok daha küçük olan su buharı moleküllerinin dışarı çıkmasına izin verirler. Bu nedenle içeri su girmezken, terle oluşan nem dışarı atılabilir. Bu goro-tex kumaş ayakkabı içine komple kaplanarak su geçirmezlik sağlanır. Fiyat olarak yüksektir. Benzer sistem Event” teknolojisine sahip ayakkabılar düşünülebilir. Farklı sistemlerde piyasada mevcut.

Çarşak Bant

Çarşak denilen kaya parçalarının, yürüyüş esnasında ayakkabı ana gövdesine zarar vermemesi için tasarlanan koruyucu bir banttır. Ayakkabının tabanı ile gövdesinin birleştiği kısımdan itibaren gövde üstüne çekilir ve ayakkabı ömrü açısından çok önemlidir. Ayrıca ayağımızı alacağımız darbelere karşı da korur, Sadece ön, ön –arka ya da tüm ayakkabının çevresini saran tipleri vardır.

YAPILACAK ETKİNLİĞİN TÜRÜNE GÖRE AYAKKABI SEÇİMİ

Engebeli bir arazide, ayak bileğini korumak ve desteklemek için yüksek bileklik kısmı ( 15-20 cm) olmalıdır.

  • Kaygan ve otlak, çayırlık arazilerde, çamur ve karda zemine tutunabilmesi için ViBRAN tarzında tırtıllı ve orta sertlikte bir taban yapısı olmalıdır.
  • Suyun sızmasını önlemek için sık dikişli olması ya da dikişli yüzeylerin az olması tercih edilmeli.
  • Botun ön kısmından suyun içeriye sızmasını önlemesi için Bağcıkların altında körüklü dil olmasına dikkat edilmeli.
  • Tabanı üstteki deri kısım ile birleştiren çarşak bantları botun su geçirmezliğini artırır ve bakımını kolaylaştırır. Ayrıca bu bantlar, botun yanlardan aldığı sürtünmeden kaynaklanan darbelere karsı dayanıklılık sağlar.
  • Yine sürtünmeye karşı dayanıklılık için, iki hatta üç kat deriyle desteklenmiş kalın parmak ucu ve topuk takviyeleri botun kalitesini artırır.
  • Krampon bağlama düzeneklerinin olması durumunda, krampon kayışlarının baskısını azaltmak ve karda iz açmayı rahat yapabilmek için içten destekli sert parmak takviyelerinin olmasına dikkat edilmelidir.
  • Dik kar yamaçlarında ayak izi açarak inmek ve ayağın yanlara kaymaması için yine içten destekli topuk takviyesi olmalıdır.
  • Donmuş ya da ıslakken bile kolay giyilebilmesi için genişçe açılabilen boğazlıkla olması tercih edilmeli.
  • Su geçirmeyen astar özellikli olması tercih nedenidir.

Mutlaka deneyerek alın.
Botların ayağınıza uygun olup olmadığını anlamak için, topuklarınız yerlerine rahatça oturduğunda, parmakları oynatmak için bot içinde boşluk olmalıdır. Botu öne doğru bastırdığınızda parmaklarınız botun ön kısmına değmelidir. Parmak boşluklarını en iyi şekilde denemek için aşağı eğimli bir yerde, botların ucu aşağı bakacak şekilde ayakta durun. Ayakkabılarınızı normal ayak büyüklüğünüzden asgari 1 – 1,5 numara daha büyük almalısınız. (Doğa yürüyüşü ve dağcılık ayakkabılarını buçuklu numaralar ile de bulabilirsiniz) Çünkü tam gün yapılacak ağır bir etkinliğin sonunda ayaklarınız 1-1,5 numara arasında şişecektir. Bu nedenle eğer tam ayağınıza oturacak bir ayakkabı almışsanız, akşam saatlerinde ciddi şekilde ayağınızı vuruyor olacaktır. İyi bir seçim yapmazsanız tüm faaliyetinizi zora sokabilirsiniz. Çünkü ayağın su toplaması, ayakkabı vurması, ayakkabının su geçirmesi ya da ayağınızın üşümesi, hatta en tehlikelisi ayağınızın burkulması etkinliğinizi bir anda kâbusa dönüşebilir.

Botların bağlanması da son derece önemli bir konudur ve en çok hata yapılan hususlardandır. İyi bir bağlama, yağın burkulmasını önler. Engebeli arazilerde de rahat ettirir. Botlarımızı düzgün bağlamazsak ayaklarımız botun içinde gezinir. Su toplamasının, yokuş inerken parmak uçlarının ve tırnakların yara olmasının en başlıca sebeplerinden bir tanesi bağcıkların yanlış bağlanmasıdır. Botu bileğimize sabitlemezsek, yokuş inerken ayak öne kayacak ve acı çekmenize sebep olacaktır.

BATON

Doğa yürüyüşü için baton şartmıdır? EVET

Baton kullanmanın faydaları ve avantajları

  • Trekking batonları arazi ister düz ister inişli çıkışlı olsun, kollarınızın yükselerek ileri doğru hareket etmesine ve ortalama hızınızın artmasına yardımcı olur.
  • Batonlar, bacaklarınıza ayaklarınıza ve bileklerinize binen yükü azaltır. Bilimsel araştırmalarda batonların, özellikle inişte ayak bileğinize binen zorlayıcı gücün etkisini %25 oranında azalttığı belirtilmektedir.
  • Batonlar ayrıca, sık orman örtüsünde ilerlerken önünüze çıkabilecek dalları, dikenleri bitkileri, örümcek ağlarını siz yürürken yolunuzdan çekmenizi sağlar ve yürüyüşünüzü rahat ve kontrollü bir şekilde devam ettirmenizi sağlar.
  • Baton ile yürümek size kalıcı bir yürüyüş ritmi sağlar ve hızınızı arttırmanıza olanak sağlar. Bu artışı düzlük alanlarda daha rahat gözlemleyebilirsiniz.
  • Fazladan 2 adet çekiş gücü sizin karda, çamurda ve kayada daha rahat ilerlemenizi sağlar.
  • Batonlar zorlu ve farklı arazi tiplerinde, nehir geçişlerinde, ağaç köklerinin dağıldığı yerlerde ve kaygan bataklık arazilerde dengeli olmanızı sağlar. Bu arazilerde dengenizi kaybetmeden yürümek hem sizi daha az yorar hem de zamandan kazanabilirsiniz.
  • Baton size geçeceğiniz arazide yolunuzun güvenliğini ölçmeyi sağlar. Eriyen karda, bataklıkta ve su birikintisinde batonunuzla ölçüm yaparak derinliği anlayabilirsiniz ve yolunuzu buna göre düzenleyebilirsiniz.
  • Batonların asıl görevlerinden biri de vücuda binen ağırlığın dağılımını sağlayıp tek bir noktaya baskı yapmasını engellemektir. Örneğin; ağır bir çantayla yürürken kısa bir mola verdiğinizde batonlardan güç alarak ayakta durmak ile batonsuz ayakta durmak arasında çok fark vardır.

Batonların bu kadar avantajını sayarken oluşabilecek dezavantajlarını de söylemek durumundayız. Yürüyüş esnasında batonların bir kaya arasına, ağaç köklerine sıkışması muhtemeldir. Bazı durumlarda ise, baton yerine ellerinizi kullanmanız gerekir. Bu durumlarda batonları toplamak sonra tekrar açmak sıkıcı olabilir.

Sap, gövde, uç kısımlarının hatta kullanılan kilit sistemlerine göre çok çeşitleri vardır. Önemli olan vücut ergonominize uygun, hafif ve dayanıklı malzemeden yapılmış, taşıması kolay ve uzun süre size etkinliklerinizde eşlik edebilecek kalitede bir baton almanız. Bu anlamada bütçenizi biraz zorlamanızı tavsiye ederim.

SIRT ÇANTASI

Doğa sporların şüphesiz en temel malzemelerinden biridir sırt çantaları. Sırt çantanız yapacağınız aktiviteye göre hacimsel ve özellik olarak farklılıklar gösterir. Kendinize en uygun sırt çantasını seçmek için ilk olarak hangi etkinlik için kullanacağınıza karar vermelisiniz. Günlük doğa yürüyüşleri (hiking) için kullanılan çantalar genelde 20 ile 35 litre arasında değişir. Mevsim, arazi, vs. koşullara göre ek malzemeye (su, kıyafet, teknik malzeme gibi) ihtiyacınız taşımak için yeterli olacaktır. 20-35 litre arası çantalar bazen tek bedendir ama yine de sırt ve bel ölçünüze uyuyor mu bakın. Beden ölçülerinize uygun, sağlam ve elverişli bir sırt çantası seçin. Mutlaka sırt destek sisteminin olmasına dikkat edin. İyi bir çanta doğada uzun yürüyüşler yapmanıza olanak verir.

Sırt çantaları, ortalama bir kadın ve erkeğin vücudunun anatomik özellikleri, bilhassa kas ve iskelet yapılarındaki farklılıklar gözetilerek kadın ve erkek modelleri olarak üretilirler. Kadın modellerinin genel olarak farklarını şöyle sıralayabiliriz. Gövde uzunluğu daha kısadır, taşıma kapasiteleri daha azdır, omuz kolonları daha dar ve kısa, bel kolonları daha kısadır.

Çanta Yağmurluğu Çantayı Su Geçirmez Yapmaz. Yağmurluğu orijinal olarak kendinden olan çantaları tercih edin ayrı olarak almaktansa çünkü harici aldıklarınız çantanıza uymayabilir. Çanta yağmurluğunuz olsa dahi eşyalarınızı çantanıza poşetleyerek koyun.

Su Kesesi (Hydration reservoir): Rahat su içimini sağlayan, su içmek için molaları beklemenize ihtiyaç kalmayan bir sistem. Özellikle tırmanış ve uzun süreli etkinliklerde ideal. Alacağınız çantanın “hydration compatible”, yani bu kese için ayrı bir yeri olan ve borusu için çıkış veren çantalardan olmasını tercih edebilirsin.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir